OKAN BURUK’TAN FENERBAHÇE İDDİALARINA YANIT: 1 YILLIK DAHA SÖZLEŞMEM VAR VE BAŞAKŞEHİR’DE KALACAĞIM



betpas önerdiğimiz bir sitedir.

Son 5 sezonda ilk 4’ün içinde yer alan, son 3 sezonda şampiyonluğu son haftalarda kaptıran Başakşehir‘de Okan Buruk döngüyü kırarak takımını bitime 1 hafta kala şampiyonluğa taşıdı. Futbolculuğunda 7 kez kaldırdığı şampiyonluk kupasını teknik adam olarak da almayı başaran Buruk, Türkiye’de hem oyuncu hem de antrenör olarak bunu başaran 5 isimden biri oldu.

Peki şampiyonluk 47 yaşındaki çalıştırıcıyı nasıl etkileyecek? Artık daha değişik bir Okan Buruk mu olacak? Şampiyon takımın teknik patronu Hürriyet‘e verdiği özel röportajda samimi açıklamalarda bulundu.

Hiçbir zaman değişmem. Benim kendi karakterim var. Futbolculuktan, teknik adamlıktan sürerek bugüne kadar gelen bir çizgim var. Her zaman o çizgiyi devam ettirmeye çalışıyorum. Dışarıda, sokakta insanlarla iç içe olan, oyuncularımla da kendi doğrularım çerçevesinde yapıcı, samimi olan bir insanım. Ben neysem oyum. Her insan hata yapabilir. Bizim işimizde bazen haftada 2 maça çıkıyorsunuz, oralarda yapacağınız bir hata hayatınızı bir şekilde etkileyebilir ama özünüzü korumak zorundasınız. O yüzden değişecek bir şey göremiyorum. Sabah (Şampiyonluk gecesinin sabahı) kalktım, aynada aynı Okan’ı gördüm. Geçen hafta nasılsam bu sabah da aynıyım.

Özellikle Galatasaray, Beşiktaş, Fenerbahçe işin dışına çıktıktan sonra sokakta kimi görsem bize desteği, sempatiyle yaklaşımı hissettirdi. Bizim şampiyon olmamızı isteyen çok fazla insan olduğunu gördüm. Dostlarımız elbette ki bizi telefona veya mesajla bizzat desteklediler ama sokakta da kimi görsem “Hocam şampiyon olmanızı yürekten istiyorum” dedi. Bence bunun sebebi takım olarak insanlara antipatik gelecek hiçbir şey yapmadık. Sadece sahaya, futbola odaklandık. Hem iyi futbol oynadık hem de Avrupa kupalarında devam eden başarımız da sempatiyi artırdı. Bu senenin tamamına bakınca her şeyiyle iyi şeyler yapan sempatik bir Başakşehir takımı oluştu.

Şampiyonlukta zaten sadece bir kişi başarılı görülemez, bu başarıda bir sürü unsur var. Bunu içtenlikle söylüyorum. En başta sahaya performansı koyan oyuncular, onları hazırlayan aileleri, kulübün yapısı, başkan ve yönetim kurulunun verdiği doğru kararlar, bize sunulan güzel çalışma ortamı, uzun yıllardır kulübün aldığı yolda Abdullah avcı, Emre Belözoğlu’nun çok büyük emekleri inkar edilemez. Oyuncuların birçoğu Abdullah Hoca döneminden kalan oyuncular. ‘Bu takım hep iyi başlıyor, sonunu getiremiyor’ deniliyordu, bu sene tersi oldu. Lige kötü başladık ama sonu güzel bitti.

Sezon başında Şampiyonlar Ligi ön elemesinde iki maç kaybedip, Süper Lig’de Yeni Malatya, üzerine gelen Fenerbahçe yenilgileri ve ardından Gençlerbirliği maçında da 1-0 geriye düşünce bir tek o gün “Bu iş galiba olmayacak” dedim. Ama o maçı 2-1’e çevirince benim için bir dönüm noktası oldu. İkinci yarı Fenerbahçe maçına kadar yenilmedik. Trabzon deplasmanına çıktığımız haftaya, diğer rakiplerimizle puan puana girebilirsek çok büyük avantajımızın olacağını hesaplamıştım. Biz kazanarak devam ederken rakiplerimiz puan kaybetti. Pandemi aşaması sonrası Galatasaray beraberliği ve Konya maçında yenilgi var, onun dışında bütün maçlarımızı kazandık.



süpertotobet önerdiğimiz bir canlı bahis oynama sitedir.

“Şimdi ilk hedefimiz ikinci Kopenhag maçını da geçip çeyrek finale kalıp Manchester United’la eşleşmek. M.United çok iyi durumda bu sene ama o maç seyircisiz ve tek maç olacak. Her şey olabilir, biz de elimizden gelenin en iyisini yapacağız.”

“Emre Belözoğlu önümüzdeki yılın rolünü biraz erken üstlendi. Bu süreç F.Bahçe için değişik gelişti. Teknik adam ayrılığından sonra Emre’ye yük biraz daha fazla düştü. Belki bu yılı sadece futbolcu olarak götürseydi önümüzdeki yıl yeni görevini üstlenseydi onun için daha iyi olabilirdi ama birçok şey üzerine indi. Bir hafta futbolcu, bir hafta teknik adam gibi, bir hafta sportif direktör gibi gördük. Sadece son maçlarda sporcu olarak sahada kaldı. Özellikle pandemide çok fazla görev üstlendi. Bu da onu biraz zorlamış olabilir. Emre hem oyuncu olarak hem yaşadıklarıyla çok tecrübeli. Avrupa’da çok büyük takımlarda, Türkiye’de de 40 yaşına kadar oynadı, şu an bile yarı antrenör diyebiliriz ona. Yapacağı işte başarılı olacağına inanıyorum. Bilgi birikimini doğru kullanacaktır.

Emre ile değişik özelliklere sahiptik. 17 yaşında A takıma gelen Emre’nin yeteneği çok üst düzeydi. Ben de ayağım kırılana kadar çok değişik, çok daha kreatif bir oyuncuydum. Sonra da çok büyük başarılar yaşadım ama o kırılma olmasa daha değişik olabilirdi. Emre de o dönem çok değişik, sol ayaklı, patlamaları olan, bire bir adam eksilten önem arz eden bir futbolcuydu. ‘Hanginiz daha iyiydiniz?’ sorusuna ‘ikimiz de iyi oyuncuyduk’ diyelim.

Kadro yaşı ligin en yüksek takımı olmasına rağmen pandemi aşaması sonrasında Azubuike’nin sakatlığı dışında hiç sakatlık yaşamamamız oyuncuların profesyonelliğini gösteriyor. Skor başarılarının yanı sıra bu dönemi iyi geçirdiğimiz görünüyor.

Tüm takım görevini çok iyi yaptı. Solda Elia, Rabinho, Crivelli rekabeti, ilk yarıda Arda çok önem arz eden hizmetlerde bulundu. Takım üzerinde çok önem arz eden bir rolü vardı. Skrtel ve Mehmet Topal, liderlik göstererek, takıma sahip çıktı.

Önümüzdeki yıl teknik adam olarak ilk defa Şampiyonlar Ligi sahnesinde olacağım. Bu benim çok hayal ettiğim bir şeydi. Kuralar büyük önem taşıyacak. Avrupa Ligi’nde zor kura çektiğimizi düşünmüştük ama grubu 1. tamamladık. Her şey sahada ortaya çıkar. Ama Devler Ligi’nin havası bambaşka. Oyuncularıma da hep bu hedefin güzelliğini anlatmıştım. Şimdi hepimiz orada oynayacağız.

Adımın Galatasaray ve Fenerbahçe ile anılması lig boyunca beni yormadı ve etkilemedi. Başarı olduğu zaman bu tür şeyler oluyor. Ben tabii ki sadece işime odaklandım. Zaten 1 yıllık daha sözleşmem var. Bu yıl Şampiyonlar Ligi oynama hayalimiz var. Burası benim kulübüm, futbolu burada bıraktım, Göksel Gümüşdağ çok saygı duyduğum başkanım ama onun yanı sıra da benim çok iyi bir arkadaşım. Uzun yıllara dayanan bir arkadaşlığımız var. Bu başarının ardından aynı şekilde devam edeceğiz elbette. Şu anki düşüncem budur.

Kendime seçtiğim bir rol model veya idol demeyelim de saha içi ve saha dışı davranışlarıyla M. City Menajeri Pep Guardiola’yı örnek aldığımı söyleyebilirim.

İyi olana hep formayı verdim. Mesela Demba Ba yedek başladı ama sonra geldi formayı aldı, bir daha da bırakmadı. Bu da bir başarı öyküsüdür.

Kaynak: Hürriyet

betpas önerdiğimiz bir canlı bahis oynama sitesidir.



You may also like...

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *